ben seni sevecektim, ha sen gerizekalıysan o da senin beyinsizliğin aşkım. seni seviyorum ama aptalsın. bu kadar.
yalnızlığın da kendi içinde ve başkalarının dışında bi’ mallığı var. yalnız adam salaklığı diye bir psikanaliz sonuç var nihayetinde. bunlar çok içen az uyuyan insanlar olmakla birlikte genel semptom sürekli eskiyi arama ihtiyacı içinde olmalarıdır. o telefon elden düşmez ama bi yandan da azına sıçılmışlık farkındalığı ile korkaklık diz boyu olur. yazasım kaçtı şimdi ama böyle olmayın e mi. hadi bakalım.
Biletlerden nefret ederim. Otobüs bileti, sinema bileti, lunapark bileti.. hepsi üzerine not düşülüp saklandığında çöp ev oluyor kalbim, biri gelip temizlemeli.
Sadece kendinin anlayabileceği anı yumakların vardır. Başkasına önemsiz gelen o anıların seni sen yapan, seni kahrolasıca bi paranoyak yapan şeylerindir.
Unutmuyorum.
O otobüs durağı kimleri gördü kimleri gömüyor şimdi. Kaç otobüs bileti var tarih atılıp saklanan, kaç söz, kaç sinema bileti, kaç çakmak. Sonra gel de bırak sigarayı şu lanet olasıca anılarınla kavga ederken. Paranı harcadığın tek şey olduğunu anladığında daha bi değer verirsin ona.
Her hayat değerli. Oysa ki bende kırmıştım sende birilerini. Bazen birbirimizi. Ama kimse kimsenin hayatına saygısızlık yapmasa hani. Biliyorum Polyanna öleli çok oldu. Artık kimse okumuyor bile ama şu otobüs camları yok mu işte onlar sana neden daha iyi olmasın diyor bundan sonrası.
Keşke her şey de otobüs hareket ettikten sonra ardında bıraktığın duraklar gibi olsa. Ben duraklarımı hala taa içimde taşıyorum. Hep onlarda bir şeyler unuttum; bir kağıt parçası, biraz zaman, biraz neşe, bi’ kaç çakmak, bir atkı bir eldiven. Belki de bundan hala hepsi hareket etsem de benle, belki de o çakmakların yaktığı sigaralarım böyle kederli, belki ben ondan hala… dahası yok kısası öyle işte.
çok sinirliyim bu yüzden ;
açıklama yapmadan giden adam ‘camı kim kırdı?’ sorusundan sonra ortamdan sıvışan 6 yaşındaki çocuk gibidir, iflah olmaz bi’ korkaktır
itici olmak için ciddi emek sarfeden insanların olduğu bi dünyada sonra gel de sevmekten bahset insanlara, tabi deli gözüyle bakarlar. kuşlar daha akıllı senden benden, koala bile o uyuşuk haliyle daha çok kullanıyor ulan kalbini,
bana bunu yapan adam utan!
insanın kendini affedememesidir son nokta
bi mesaja bi merhabaya muhtaç eden adam utan!
benden ancak ego tatmincisi çıkar
kimse sevmeyecek seni
ben sevmiştim
çocuktum
aptaldım
bu kadar.
belki de ben sevmeyi bilmiyorumdur
hiç sevmemiş gibiyim
herhangi biri hiç olmamış gibi
öyle boş öyle ıssız ve rüzgardan darmadağın..
3-5 yaprağı varsa da dallarımın kopup gitmiş gibi
bi çok şey hiç olmamış gibi
ben hiç sevmemişim gibi
kimse beni sevmemiş gibi..
şarkılar hiç yokmuş gibi
kimseye bir şey yazmamışım
hiç hediyem olmamış gibi
evin en kullanışsız köşesi gibi
gardırobun yıllardır dokunulmayan dibi gibi
eskimiş kravatlar gibi..
herkesten kaçıyor gibi
kimse bana doğru gelmiyor gibi
yollar hep çığ ile kapalı gibi
ve erimesini sağlayan bahar hiç gelmiyor gibi..
uçuk bir saç kesimi gibi
sarı çoraplı kız çocuğu gibi
ihanete uğramış gibi
en çok da sırtını dönmüş basmış gitmiş gibi
o en sevdiğim kişi…
o’nu hiç sevmemişim gibi
ondan başka kimse olmamış gibi
pastanın bol kremalısı gibi
çok gelen sevgi de karın ağrısı yapıyor belli ki…
